2020 KPSS ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ 22.Sİ…

Bölüm: Endüstri Mühendisliği

Giriş Yılı: 2020

Kaçıncı Giriş: 1

GY Net: 52.00

GK Net: 45.25

P3 Puanı: 92.86

Genel Sıralama: 1387

Branş Sıralaması: 22

Dershane veya özel ders desteği aldınız mı?

Dershaneye gittim.

Türkçe Dersi…

Ben sürekli kitap okuyan biriyim o yüzden Türkçe dersi beni çok zorlamadı. İlk aylarda haftalık 150 paragraf sorusu çözdüm. Daha sonraları bu soru sayısı artarak devam etti. Sınava son 2 ay kala ise günlük 80 civarı paragraf sorusu çözmeye çalıştım.

Benim çalışma sistemim bir buçuk saat ders yarım saat mola şeklindeydi. İlk uyandığımda sabahları ilk bir buçuk saatimi paragraf çözmeye ayırdım.

Son 2 ayda ise gerçek sınav saatinde deneme yapar ardına paragraf çözerdim. Paragraf çözmeden çalıştığım bir gün bile olmadı. Sınavda bunlar sayesinde paragraftan sadece 1 yanlış yaptım.

Dil bilgisine gelecek olursak benim çok sorunum yoktu o konuda ama yine de riske atmadım. Bu kısmı, güvendiğim bir konu anlatımlı kitabı baştan sona okuyarak ve sorularını çözerek hallettim.

Kaynak olarak mutlaka karakutunun bütün kitaplarını çözmenizi öneririm. Onun dışında yargı yayınevinin kitapları en çok beğendiğim oldu. Kaç tane kitap bitirdiğimi tam hatırlamıyorum fakat paragraf dahil 9-10 kitap bitirmişimdir.

Matematik Dersi…

Matematik her zaman en iyi olduğum dersti. Konu üzerinde çok durmadım sadece ilk çalışmaya başladığım zamanlarda aynı Türkçe dersinde yaptığım gibi kitaptan baştan sona bütün konuları çalıştım. Rasyonel Sayılar ünitesinde bile ben bunu biliyorum deyip geçmedim. Her nokta ve virgülü okudum. Sonuçta derece yapmak istiyorsam en iyi olduğum dersten fire vermemem gerekirdi.

Günlük çalışmamda Matematik için özel bir yer ayırmadım sadece sözel konular beni çok sıktığında açıp test çözdüğüm bir dersti. Problemler için özel bir çalışma yapmadım. Çok kitap okuduğum için problemin mantığını kavrayıp çözümü geliştirmem kolay oldu. Sınava hazırlanıyor olmasanız da mutlaka kitap okuyun 🙂

Matematikten karakutunun sadece problemler kitabını çözdüm. Toplam 4-5 civarı kitap bitirdim.

Tarih Dersi…

Tarih dersinde de iyi bir kitabın konu anlatımından çalıştım. Ben video izleyerek çalışan biri değildim. Kitap üzerinden daha verimli çalışıyordum. Videoları sadece son aylarda tekrar amaçlı izledim. Kitap üzerinden çalıştıktan sonra kendi defterimi oluşturdum. Özet çıkardım. Çıkardığım özetin 1 ay sonra tekrar özetini çıkardım. Sürekli yazdım. Aynı şeyleri tekrar tekrar yazarak çalıştım. Tabi bunlar ilk aylar içindi. Yazarken de her virgülü noktayı aynı olacak şekilde değil de öğrendiğim yerleri notlarımdan çıkararak, takıldığım yerleri daha dikkat çekecek şekilde yazdım. Son aylarda da Ramazan Hoca’nın videolarını tekrar amaçlı, gerekiyorsa iş yaparken kulaklıkla dinledim.

Soru çözümünde dershane hocamın kullandığı bir yöntem vardı: her konu bitiminde 1 hafta içinde 500-1000 soru o konudan soru çözmekti. Açıkçası ben pek faydasını göremedim. Sadece o an için ezberletiyordu bu yöntem. Daha sonrasında unutuyordum.

Ben ise şunu yaptım: sıfırdan bir soru bankası aldım. Baştan sona tek tek bütün testleri çözmedim. Önce her konudan konunun önemine göre 1 ya da 2 test çözdüm. Her konudan bir test çözmeden başka konudan ikinci testi çözmedim. Bu sayede iki güne bir bütün konulardan 1 de olsa test çözmüş oluyordum ve bu uzun süreli öğrenmemi sağladı.

Karakutunun yanında neredeyse piyasadaki bütün tarih kitaplarını bitirmiş olabilirim. Sayı veremeyeceğim bu konuda. Son 2 ayda çözecek kitap bulamaz olmuştum siz hesap edin 🙂

Coğrafya Dersi…

Coğrafya dersi için de Tarih dersi gibi kitaptan özetler, notlar çıkardım. Takıldığım konuda sürekli kitaba döndüm. Kitabım sürekli karıştırıldığından sayfaları yırtılmıştı 🙂

Mehmet Eğit Hoca’nın canlı yayınlarını kaçırmamaya çalıştım. Gerçekten kıymetli bilgiler bulacaksınız o yayınlarda. Coğrafya’da her şeyden önce mantık aradım konularda. Asla ezberlemedim. Olayların nedenini öğrenmeye çalıştım. Ezber yapılırsa Coğrafya çok karıştırılacak bir ders. Ekonomik coğrafyayı burada ayırabiliriz ama. Bu konuda kendi kendime kodlama yaparak çalıştım. Kafamdan hikayeler yazarak ezberlemeye çalıştım.

Karakutu tabi ki de olmazsa olmazım. Önce daha kolay kitaplardan öğrenme amaçlı sorular çözdüm. Daha sonraları Mehmet Eğit Hoca’nın kitaplarını çözdüm. Piyasadaki kitaplara göre bir tık zor soruyor Mehmet Hoca. O yüzden ilk oradan başlamanızı önermem. Yaklaşık 7-8 kitap da Coğrafya’dan bitirmişimdir. Fazlası var eksiği yok.

Vatandaşlık Dersi…

Vatandaşlık için önce kitaptan çalışmaya çalıştım. Ama maalesef olmadı. Hayatımda ilk defa gördüğüm konulardı çünkü.

İlk olarak Esra Özkan Hoca’dan videolar izledim. Notlar çıkardım. Sınava yakın aylarda Emrah Vahap Hoca’nın konu anlatımlarını izledim.

Vatandaşlık’tan çok soru bankası bitirmedim zaten gerek de yoktu. Bir yerden sonra aynı sorular çıkıyor karşınıza.

Sizce Konu/Soru/Tekrar/Deneme İlişkisi nasıl olmalı?

Önce ben bütün konuları bitirmeye çalıştım. İlk aylarda sadece konulara çalışıp notlar çıkardım. Konuların çoğunluğu bittikten sonra her konunun içine girerek önce konuyu özümseyip sonra soru çözmeye başladım. Hiçbir konudan uzun süre soru çözmemezlik yapmadım. Tarih dersinde anlattığım yöntemle soru çözümü yaptım. Böylece en fazla iki güne bir her konudan soru görmüş oldum.

Denemeye ise önce sadece dershanenin yaptığı rutin denemelere girerek başladım. Kendimi %80 konulara hakim hissettikten sonra kendi kendime denemelere başladım. İlk başlarda haftada 1 deneme çözerken sınava 4-5 ay kala haftada 2 denemeye çıkardım. Son iki ayda ise her gün deneme çözdüm.

Son ay çıkmış KPSS sınavlarını deneme şeklinde çıkardım ve çözdüm. Aslında gerçek sınavların bizim çözdüğümüz denemelerden zor olmadığını fark ettim. Sınav saatine kendimi ayarlayarak gerçek sınavmış gibi çözdüm.

Deneme sonrası mutlaka analizimi yaptım. Hangi konudan ne eksiğim var onları not aldım ve denemeden sonraki ilk konu çalışmamda bu konulara çalıştım.

Bu sınavda çalıştığı halde yüksek puan alamayan da var. Tavsiyeniz var mı?

Evet bu kişi ben olabilirim 🙂 Bazılarına göre başarmış olabilirim ama benim hedefim birincilikti. Özellikle bu konuda beni motive eden Semra Hanım oldu. İlk başlarda “şu kadar puan alsam güzel olur.” diyordum ama daha sonra “birinci olmamak için tek sebebin çalışmamak” dedim kendime. Her denemeye başlamadan önce hepsini doğru yapacağım diye oturdum masaya. Güzel bir net ile denemeyi bitirsem bile asla kendimi tebrik etmedim. Tam tersi kendime kızdım “madem bu neti yapabiliyorsun niye daha iyisini yapmadın, neden yanlışın var, neden hepsi doğru değil” diye kendimi azarladım. Hiçbir zaman “tamam artık ben oldum” demedim. Bunu dediğiniz vakit bulunduğunuz seviyeyi kabul etmiş oluyorsunuz ve bu ilerlemenizi engelliyor, yarışmadan çekilmiş oluyorsunuz. Maalesef yarışma diyorum çünkü öyle. Hepimiz bir yarış içindeyiz ve hepimiz en iyisi olmak zorundayız. Bunun için çok fedakârlık yapmamız gerekecek. Çok çalıştım ama hiçbir zaman şikâyet etmedim. Normalde çok şikâyetçi olurdum ders çalışmaktan ama bunun başarı getireceğinden emin olduğum için hiçbir zaman şikâyet etmedim.

Kişisel Tavsiyelerim…

Ben dershaneye gittim ama başarımda dershanenin oranı ne diye sorsanız gerçekten sıfır derim. Zaten derslerin yarısından sonra pandemi nedeniyle yüz yüze eğitime devam edemedik. Sadece kendinize iyi bir kaynak bulun, bu ister video dersleri ister kitap olsun hiç fark etmez, bunun üzerinden bir program belirleyin. Hiçbir dersi diğerinin önüne koymayın, hiç birine diğerlerinden daha çok önem vermeyin ve gözünüzde büyütmeyin. Özellikle Matematik dersine genel olarak önyargıyla başlanıyor. “Herkesin yapamadığı bir dersi ben yapacağım en fazla ne kadar zor olabilir” deyip derse başlarsanız inanın daha kolay yol alırsınız. Ve son olarak mutlaka çalışın. Çok çalışın. Çalıştığınız için hiçbir zaman pişman olmazsanız ama belki bir gün çalışmadığınız için pişman olabilirsiniz...

Son Olarak…

Son 2 ay yaptığım denemelerden 110 netin altına düştüğüm toplamda bir elin parmağını geçmez. Ama sınav anında maalesef strese yenik düştüm. Ben hayatımda hiçbir sınavda stres yapmadım. KPSS’de de ilk başladığımda stres hiç yoktu. Türkçeyi çözerken normalden zor olduğunu fark ettiğimde kendi kendimi motive ettim. “Zaten bir ders diğerlerinden zor olur her zaman, bunda da Türkçeyi zor sormuşlar sakin ol Matematik’in zaten iyi, ona geçince moralin düzelir.” dedim.

Türkçeyi 35 dakikada bitirdim. Bir-iki boşum vardı, geri dönmek için ayırdım onları. Matematik’e geçtim ve ilk 10 soru kolaydı yaptım ama problemlere geçince zorlandığımı fark ettim. Ardı ardına 4 soruyu boş bıraktığımı fark edince hiç olmayacak şey oldu ve gözlerim kararmaya başladı, terlemeye başladım. Çok korktum. En iyi olduğum dersti sonuçta. Matematik ile moralimi düzeltecektim ama tam tersi oldu. Bu yüzden hiç yapmamam gereken bir şeyi yaptım: 15. soruda Matematik’i yarıda bırakıp Genel Kültür’e geçtim. Genel kültürü çok hızlı çözdüm. Stresten süremi aştığımı düşündüm. Tüm soruları 20 dakikada bitirdim. Bir an önce Matematik’e geçmek istedim. Matematik’e geçince yarım bıraktığım tüm soruları çözdüm. Türkçeden boş bıraktığım sorulara bakmak istedim. Emin olduğum ve hepsini yaptığım mantık sorularına bakmak istedim ve mantığın ilk çizelgesini yanlış yaptığımı ve bütün mantık sorularını bu yanlış çizelge üzerinden çözdüğümü fark ettim. Son dakikalarımı da mantığa ayırdım. Maalesef Genel Kültür’e dönme şansım olmadı. Büyük bir stresle Genel Kültür’ü çözdüğüm için çok saçma yanlışlar yaptım orada ve tekrar kontrol edemedim.

Sınav anı için lütfen stres yapmamaya çalışın. Biliyorum söylemesi kolay ama sorular yayınlandıktan sonra tekrar çözdüğümde aslında o kadar da zor stres yapılacak bir sınav olmadığını gördüm.

Tecrübelerini bizimle paylaşan arkadaşlarımıza ayrı ayrı tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Hayatlarının geri kalanında da başarılar diliyorum (Semra Dilekçi).