76’DAN 92’YE… (DİYALİZ TEKNİKERLİĞİ)

Bölüm: Diyaliz Teknikerliği

Giriş Yılı: 2018  

GY Net: 29.25

GK Net: 25.50

P93 Puanı: 75.81

Genel Sıralama: 63187

Branş Sıralaması: 1173

Giriş Yılı: 2020

GY Net: 46.50

GK Net: 46.25

P93 Puanı: 91.77

Genel Sıralama: 995

Branş Sıralaması: 13

Bana çokça sorulan bir soruyu yönelteceğim size. Tekrar hazırlanmaya nasıl karar verdiniz? Benim cevabımı söyleyeyim. Ben zaten bırakmayı hiç düşünmedim. O kadar emek vermişim bilgi birikimine sahip olmuşum neden bırakayım? Peki sizin için bu durum nasıl gelişti?

Aslında benim serüvenim 2016 yılında başladı. Ortaöğretim hemşirelikten mezun olmuştum. Bizde 18 yaşına basmadan meslek ele alınır. Yani 4 yıl boyunca bize böyle denmişti. 2016’da gerçekten çalıştım. O zamanki çalışmama göre 80 puan aldım. Ancak artık tecrübeliydim bir daha sınava böyle girmeyecektim. Kafamda bir sürü doğru yanlış vardı.

Neyse ben bunları düşünürken üniversiteye başladım 2018 KPSS zamanında 2. sınıfa yeni geçmiştim. Bir önceki sınavda Genel Yetenek tokat gibi gelince ona ağırlık vermek gibi  bir hata yaptım. Çok ağırlık vermek gibi bir hata… Haliyle o yıl da olmadı.

Ancak ben bir kere kafaya koymuştum. Hayatta elde edemediğim bir şey olmamalıydı. Hem o kadar emek vermiştim. “Kazma yuntmuş boz ayı meledi” diyip duruyordum hala. Aklım hala konulardaydı.

Okulu bitirdim. Eve geldim. DGS’ye bir ay vardı. Bir ay boyunca aralıksız Matematik çalıştım. Öyle bir çalıştım ki bazı konular aklıma çivi gibi çakılmıştı. O sınavdan tam beklediğim gibi bir sonuç aldım birkaç puanla kaybettim.

Temmuz Agustos dinlenme ayı. Eylül’de başladım. Ayın 10’uydu hiç unutmuyorum. Başlayış o başlayış sınava kadar bırakmadım. Çok fedakârlık yaptım. Hatta bir tanesi geçen gün kalbimi acıttı.

Dershane bir haftalık ara tatile girdi. Ben kendime öldüresi bir program hazırladım. Eksiklerimi kapatacak. Beni rahatlatacak. Bunun için tatil yapamazdım. Annem, kardeşim ve ben bu tatilde ananem gile gideriz yılda ikikere anca görüşürüz. Ben yaptığım programı bozmamak için sadece iki gün kaldım onlarda. Sonra tek başıma döndüm. Harıl harıl çalıştım durmadım. Bundan bir ay sonra pandemi dönemi başladı. Ve ben ananem gili en son o programı bozmamak için az kaldığım iki günde gördüm… Böyle olacağını bilseydim ne yapardım diye sordum kendime ama cevap veremiyorum. Tek tesellim o fedakarlığın, diğer fedakarlıkların karşılığını almış olmam.

Sanırım konuyu biraz dağıttım. Yeniden başlama serüvenim bu şekildeydi.

2018’den 2020’ye gelişiminiz nasıl oldu? Sizdeki bu değişimin en önemli nedeni nedir?

Neyi yapıp neyi yapmamam gerektiğini biliyordum. KPSS başka şeylerle birlikte götürülebilecek bir sınav değildi. En azından benim için bu böyleydi. Yapamıyordum bunu iki kez gözlemlemiştim. Hayatımın merkezine bu sınavı almam gerekiyordu öyle yaptım. Hayatımı ona göre düzenledim.

2020’de dershane veya özel ders desteği aldınız mı?

Evet dershaneye gittim. Mart ayına kadar tam performans ilerliyorduk. Pandemi ile tüm merkezlerde olduğu gibi bizim de derslerimiz aksadı, online oldu.

Türkçe Dersi…

Türkçeden sebepsiz yere kaçtım. Çalışmaya ocak ayında başladım. Paragrafım genel anlamda iyidir. Okuduğumu anlarım. Şöyle anlatıyım 30 paragraf sorusunu 35-40 dakikada 28 netle bitirecek durumdaydım.

Ama bu yıl her şey mükemmel olmalıydı. Paragraf taktikleri çalıştım. Çözme sürem kısaldı. Bu vakti Matematik’e aktardım. Dil Bilgisi kısmını Rüştü Hoca’dan çalıştım. Konuyu dinledim, not aldım, test çözdüm. Günaşırı Türkçe çözdüm. Ne kadar çok çözdüysem o kadar hızlandım. Yine 3 ay gibi bir sürede dil bilgisi bitti. Son üç ay kala paragraf taktikleri çalıştım. İki kaynaktan gittim.

Matematik Dersi…

İlk başladığım derslerden birisi. Okula ilk başladığım yıllardan itibaren en sevdiğim derstir kendisi. Sıkılınca Matematik testi çözen insanlardanım. Sınav için pratik ve hız gerekiyordu bunun için mümkün olduğu kadar fazla hoca dinledim. Hepsinden bir yöntem kaptım. Bazen ağzımın açık kaldığı kolaylıklar fark ettim aslında çok basitti ama kendim görememiştim. Sağ olsun yardımcı oldular.

Her konudan sonra iki kaynaktan test çözdüm. Birkaç hafta sonra da tekrar amaçlı başka bir kaynaktan çözdüm. Toplam 3-4 kaynak bitirdim diyebilirim. Şunu belirtmek isterim ki bu yıl çözemediğim soruları anında başkasına sormadım birkaç gün sonra kendim tekrar baktım ve çoğunu çözebildim. Bu kendime güvenimi artırdı.

Tarih Dersi…

Tarih de ilk başladığım derslerden. Konuları çok ince çalıştım. Biraz mükemmeliyetçilik var bende her şey tam olmalıydı. Planımı başta yapmıştım vaktim yeterliydi aklıma yatmayan her şeyi araştırdım. Konular arasında boğuldum. İyi ki de boğulmuşum. O sayede fark etmeden konuları benimsemişim.

Konuların bittiği, sınava kalan 6 aylık sürede bunu çok net gördüm. İstesem de unatamadım o konuları. Ancak burada planlı olmak çok önemli tekrar söylüyorum. Konu bitince bir kaynaktan test çözdüm. Çok yavaş ilerledim. Düzenli tekrar sistemim olmadı bu derste. Konuların yarısına gelince baştan tekrar yaptım test çözdüm. O şekilde ilerledim.

Ve Mehmet Celal Özyıldız… Bana tarihi sevdiren hocam. Film izliyormuş izlenimi verdiren hocam. Dersten sıkılmamı imkansız hale getiren hocam. Ona minnet borcum var. Bu puanı almamda emeği çok. Eğer yazım yayınlanırsa okuyan arkadaşlarımın açıp bir bakmasını çok isterim.

Coğrafya Dersi…

Ahh coğrafya… İlk KPSS deneyimimde bana tekme atmıştı. Birkaç ay sayıkladığımı biliyorum hiç yapamamıştım. Hırs yaptım. Bayram Meral Hocam bir dönüm noktası oldu hayatımda. Onun sayesinde konuları mantığıma oturttum. Asla ezber yapmadım. Dünyada olan her hava hareketinin bir anlamı vardı. Şuan bile anlat deseniz anlatırım. Ek olarak harita çizebileceğim her konuda harita çizdim. Çok ama çok faydalı bir etkinlik. Kalıcılığı arttırıyor. Her ünite sonu bir kitaptan test çözdüm. Yeni konudan test çözecekken eskilerden de az da olsa test çöze çöze götürdüm.

Vatandaşlık Dersi…

Vatandaşlık dersine Kasım ayı gibi çalışmaya başladım. Daha kimse başlamamıştı. Ancak ben önceki yıllarda sona bıraktığımda hayal kırıklığı yaşadım. Olmadı. Bu sefer ağırdan ama erken başladım. Yaklaşık 4 ayda bitti. Daha sonrasında notlarımı okuyup test çözdüm. İki haftada tüm Vatandaşlık konularını tekrar etmiş oluyordum. Sınava kadar böyle götürdüm.

Sizce Konu/Soru/Tekrar/Deneme İlişkisi nasıl olmalı?

Hiç düşünmeden diyebilirim ki deneme ihmal edilmemeli. Ben önceki yıllarda konu çalışmıştım, soru çözmüştüm ama deneme çözmemiştim. Yani durumumu görememiştim. Aslında hep ilerlediğimi sanmıştım ama ilerleyememiştim. Çünkü eksiklerimi bilmiyordum.

İlk denememi Kasım ayında çözdüm Mart ayına kadar ayda bir, Mart ayından itibaren her Pazar deneme günüm oldu ve sınava kadar bu şekilde ilerledim.

Sadece DGS için 1 ay KPSS’ye ara verdim. O sürede deneme çözmedim geriye kalan her Pazar deneme çözdüm. Bu sayede  nerede eksiğim varsa dönüp ona tekrar baktım, düzelttim ve netlerim arttı. 

Soru çözümüne gelecek olursak her ünite bittiğinde elimizde olan kaynaklardan soru çözülmesi gerektiğini düşünüyorum çünkü taze bilgi ile çözmek kalıcılığı arttırıyor. Belli bir süre sonra geçmiş ünitelerin tekrarını yapmak gerekiyor. Yani soru çözmek gerekiyor. Bu ihmal edilmemeli.

Bu sınavda çalıştığı halde yüksek puan alamayan da var. Tavsiyeniz var mı?

Bir yerde yanlış yapıyordur. Ben de 2016’da çok çalışmıştım. Ama şimdi dönüp bakıyorum o çalışmayla istediğimi alamazmışım. Bazen çok çalışmak yetmiyor. Planlı, stratejik çalışmak gerekiyor. Başka ne denilebilir diye düşündüm ama çok da bir şey kalmıyor aslında.

Sizin bir sözünüz var o beni derinden etkiledi. Sorunuzla da alakalı. Dediniz ki neyi çok isterseniz o sizin sınavınız olur. Hayatta her şeyde bir ölçü gerekir. Bu sınavı hayat sınavımız yaparsak olmuyor. Arkadaşlarımın buna dikkat etmesini önerebilirim. Asla isyana gitmesinler. Zaman geçsin. Sakin kafayla düşünsünler. Ne yaptıklarını yazsınlar. Somut bir şekilde görsünler. Eksikleri ya da yanlışları neydi eminim ki görecekler. Ve Allah her şeyin hayırlısını versin. Bunu dillerinden düşürmesinler olur mu?

Son olarak…

Eklemek istediğim bir şey var evet. Ben bu yıl farklı olarak her gün yaptığımı not ettim. Eski ajandalar vardı. Günle tarih tutmuyordu ama ben 10 Eylül 2019’dan 24 Ekim 2020’ye kadar her günü not ettim. Ne çalıştım, kaç soru çözdüm yazdım. Kendimi değerlendirdim. Az soru mu çözüyorum, artırdım. Yavaş mı gidiyorum, hızlandım. Bir günü boş mu geçirdim? O sayfanın beyazlığı beni kendime getirdi. Ertesi gün farklı başladım.

Arkadaşlar, gerçeklerden kaçmayın. Eğer nerede hata yapıyorum diyenleriniz varsa gününü not etsin. Sonra dönsün baksın. Cevap orada.

Bir de ben dershaneye gittim evet ama hep konuya evden çalışıp gittim. Hocalardan hep öndeydim. Dershane benim için sadece tekrardı. Yani kursa gitmek şart değil. Ben dershanenin üzerine kaç kez tekrar yaptım ohoo.

Diyeceğim o ki her şey bizde başlar. Hayat bizim hayatımız. Hepimiz en güzelini hak ediyoruz. Hepimiz çok değerliyiz. Kendimiz için çalışmaya, yorulmaya değmez mi?

Tüm başarı hikayelerinde ortak olarak fark ettiğim şey şu: İnsan kendini bilecek. Tabi ki buradaki arkadaşlarımızı dinleyip tecrübelerinden faydalanacaksınız ama birebir yapayım derseniz hata edersiniz. Burada yazılarını paylaştığım herkes bir şekilde başka tecrübelerden faydalanmış ama sonunda kendi doğrusunu da bulmuş. Ve çoğu arkadaşımız bu disiplini öğrenince bunu hayatının diğer alanlarına taşıyor. Çünkü onlar artık kendi hayatlarına yön vermeyi, plan programı bilmeseler de istemeseler de öğreniyorlar. Bunu da içlerindeki azim ile yapıyorlar. Ve arkadaşımız sonradan <neyi abartılı istersek asıl sınavımız olacağını> anlamış ama serüveninin başında <Hayatta elde edemediğim bir şey olmamalıydı> diye bir cümle okudum. Bazen hayatta elde edemediğimiz bir şeyler olur. Belki de hayırlısı o diye öyle olur. Belki daha iyi bir kapı vardır ondan dolayı elde edemeyiz. Bunu bilemeyiz ama bazen akışa teslim olmak gerekir. Arkadaşımızı tebrik ediyor, tecrübelerini bizimle paylaştığı için teşekkür ediyor ve hayatının geri kalanında da sağlıklı, başarılı, huzurlu bir ömür diliyorum. Semra Dilekçi.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir