74.8’den 93.01’e… (FTR)

Bölüm: Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Giriş Yılı: 2018   

GY Net: 42.25

GK Net: 18.75

P3 Puanı: 74.8

Genel Sıralama: 169713

Branş Sıralaması: 5bin küsür

Giriş Yılı: 2020

GY Net: 44.25

GK Net: 55.25

P3 Puanı: 93.01

Genel Sıralama: 1269

Branş Sıralaması: 345

Bana çokça sorulan bir soruyu yönelteceğim size. Tekrar hazırlanmaya nasıl karar verdiniz? Benim cevabımı söyleyeyim. Ben zaten bırakmayı hiç düşünmedim. O kadar emek vermişim, belirli bir bilgi birikimine sahip olmuşum neden bırakayım? Peki sizin için bu durum nasıl gelişti?

2018’de sınava girdiğimde hala üniversite öğrencisiydim ve mesleğin şartlarının ne olduğunu, işsizliği bilmiyordum. “Olsun ya ilk seferde olmazsa özelde iş bulurum” diyordum. Ama tabi ki öyle olmadı. Özelde başvurduğum işlerden ret cevabı aldım. Asgari ücret veren iş yerlerinden 100 tl fazla istedim diye bile burun kıvırdılar. Ben de tamamen KPSS’ye odaklandım. Kendime hep “sen bundan daha fazlasını hak ediyorsun” dedim.

2018’de 74 puan almıştım. Çevremdekiler “aa çok iyi” derken durum benim için çok acıydı. Bölümüm en son 88’lerde kapatmıştı. Atanabilmemin garanti olması için 90’ları görmem lazımdı. Arada resmen uçurum vardı ama ümitsizliğe kapılmadım. Gaza da çok gelmedim. İstikrarı sağlamaya çalıştım. Ben elimden gelenin en iyisini yapmalıydım gerisi tevekküldü.

2018’den 2020’ye gelişiminiz nasıl oldu? Sizdeki bu değişimin en önemli nedeni nedir?

Kesinlikle en önemli değişim “hedefe odaklanmak ve ne isteğini bilmek.” 2018’deyken rüzgarda salınan yaprak misaliydim. Plansız programsız biraz ondan biraz bundan çalışırdım. Sevdiğim derslere tekrar tekrar çalışır sevmediğimi kenara atardım.

2020’ye gelince daha dengeli gittim. Hatta ilk başta yine hatalarım oldu. İlk başta Tarih’e çok odaklandım. Coğrafya, Türkçe daha geri planda çalıştım.

1 ay gibi bir süre bu şekilde giderken ilerlemediğimi fark ettim. Semra Hoca’nın hatalarını anlattığı video beni çok etkiledi. Çünkü ben aynısıydım. Hemen kendime çeki düzen verdim. Plan program yaptım. Kendi planlarımı kendime göre hazırladım. Öyle sabah 6’larda 7’lerde kalkamadım çünkü 2 gün kalksam 3.gün uyuyacağımı biliyordum. 9’da 10’da kalktım ama istikrarlıydım.

Kendime haftalık, aylık hedefler koydukça hem motive oluyordum hem de ilerlememi görsel olarak görebiliyordum. Plan yapmak benim dönüm noktam oldu diyebilirim 🙂

2020’de dershane veya özel ders desteği aldınız mı?

Dershaneye gittim. Ama şartlarım onu gerektirdiği için. Köyde oturuyordum. Evimizde internet yoktu. Herhangi bir destek almadan sadece KPSS kitaplarıyla bu işi götüremeyeceğimi biliyordum. O yüzden dershaneye kaydoldum.

Dershaneye giderken de kendime hep “senin amacın atanmak sen kendine arkadaş bulmaya gelmedin buraya” dedim. Evet dershanede çok güzel arkadaşlar edindim ama dershane çıkışı hadi kahve içmeye gidelim diyenlere hayır demeyi de bildim (Tabii ki yeri geldi arkadaşlarımla gezdim ama kendim de değişikliğe ihtiyaç duyduğum için 🙂 ).

Martta ise bildiğiniz gibi virüs patlak verdi ve yasaklar başladı. Pandemiye kadar dershaneden çok verim aldım. Hocalar branşlarında çok iyiydi. Etrafımda çalışanları görmek beni çok gaza getiriyordu. Ama pandemiyle birlikte dershaneler kapandı tabi. Sonrasında da eve internet aldık. O zaman “keşke ilk başta dershaneye gitmek yerine internet alsaymışız” dedim. Youtube’daki hocalar da çok iyiydi. Konular bittikten sonra hızı X2 yapıp 2 günde Coğrafya, Türkçe genel tekrar yapabilmek büyük nimet 🙂

Türkçe Dersi…

Benim Türkçe dersim hiçbir zaman çok iyi olmadı. Dil bilgisi sevmezdim. Aşırı zor gelirdi. Bir sürü kural var hepsini nasıl göreceğim derdim. Kitap okumayan bir insan değilim ama paragrafım öyle her soruda fulleyecek kadar mükemmel değildi. Soruları çok yavaş çözerdim.

Öncelikle dil bilgisini çok iyi oturttum. Türkçeden 10’dan fazla kaynak bitirdim. Artık dil bilgisi soruları basit bile geliyordu. Sınav anında ne geleceğini bilmiyorsunuz. Evet bazı konular hemen yapılıyor ama mesele, yazım kuralları tamamen o kelimeyi daha önce görmüş olmanızla alakalı. Bende bu yüzden bitirebildiğim kadar kaynak bitirmeye çalıştım.

Ders çalıştığım her gün programıma önce paragraf ekliyordum. Hocalar 10 çözün diyorsa ben 20 ile başladım sonra 50’ye çıkarttım bunu.

1 etüt (50 dk) paragraf yapıyordum. Özellikle süre tutmuyordum ama o 50 soruyu 1 etüt bitmeden bitirmeye çalışıyordum.

Tek pişmanlığım çok fazla ALES sorusu çözmemektir. Arkadaşlara tavsiyem ertelemesinler. Paragraf sorularını ALES sorularından çözsünler. Ben YKS kitapları da çözdüm daha zor oluyorlar diye. Ama hiçbir şey ÖSYM’nin soru tarzı gibi olmuyor.

Beğendiğim kaynaklar: Rüştü Hoca Taktiklerle Dil Bilgisi, Okyanus Yayınları Paragraf Kitabı (YKS), Yargının Hazine setindeki Türkçe kitabı, Yargı 20’li Deneme.

Matematik Dersi…

Matematik temelim liseden vardı. Bir konu anlatım kitabından konuları bitirmek hatırlamama yetti. Ama Matematik dersim iyi diye onu da arka plana atmadım.

Matematik için eksiklerim neydi onu sordum kendime. Sıkıntımın süre olduğunu fark ettim. Soruyu doğru çözsem bile çok zaman kaybediyordum bir soruda.  Ve bu sınav, zamanı doğru kullanma sınavıydı.

Ben de paragrafta yaptım taktiği, bu ders için de yaptım. 50 soruyu 50 dakikadan kısa sürede bitirmeye çalışıyordum. Zamanla pratik düşünmeye hızlanmaya başladım. Bu beni daha da motive ediyordu.

2018’de yaptığım bir hatadan bahsetmek istiyorum şimdi. 2018’de sürekli Matematik çalışırdım. Hatta Geometri bile. Yanlış anlaşılmasın. 2020 için de Geometri çalıştım ama Tarih, Coğrafya, Türkçeyi hallettikten sonra.

2018’de ise diğer dersleri sevmediğim için Matematik, Geometri çözüyordum sürekli. Sınavda da Genel Yetenek 42.25, Genel Kültür 18.75 gibi büyük bir net farkı oldu.

2018 bana, önemli olanın yapamadığın dersleri yapabilmek, yapabildiklerini ise geliştirmek olduğunu öğretti.

Beğendiğim kitaplar: Pegem Soru Bankası, Yargı Soru Bankası.

Tarih Dersi…

Ah Tarih üzümlü kekim 🙂 Derya deniz konularıyla herkesin korkulu rüyası. Tarih, herkes gibi benim de en çok korktuğum kısımdı. Tarih sevmeyen bir insan Tarih’ten ne yapabilirdi ki… Ve bu kız önce Tarih’i sevdi sonra 27 soruda 2 yanlış ile güzel bir net yaptı.

Öncelikle 2018’de Tarih’e nasıl çalıştığımı anlatayım. Açardım Youtube’dan bir videoyu (isim vermeyeceğim çünkü başarısızlığım tamamen benim çalışma şeklimden kaynaklı) hocanın her dediğini harfi harfine yazardım. 1 ders 1 saat ise benim dersim olurdu 2 saat. Zaten sıkılıyorsun bunu yaparken dersten de bir şey anlamıyorsun yazacağım diye. Sonra dönüp yazdığına da bakmıyorsun. Bir konuya ne kadar hakim olsan bile soru pratiğin yoksa hiç bilmiyorsun gibi. Ben de pratiksiz girdiğim sınavı “aa bu çok tanıdık, aa bu hangi padişahtı” diyerek batırdım.

2020’de ise önce konuyu çabucak (2-3 gün) bitirmeye çalıştım. Özellikle not çıkarmadım. Dershanede zaten yazıyordum. İnternet bulduğum yerde Youtube’dan ders videoları indirip onları dinledim. Dershaneden farklı bir şey duyuyorsam konu anlatımlı kitabıma yazıyordum. Herkes notlarını okurdu benim notum konu anlatımlı kitabım olmuştu. Bu süreçte tek kitap ya da not götürmek en mantıklısı. Çünkü direkt görsel hafızaya atıyorsunuz.

Bir konuyu bitirince hemen peşinden 1 soru bankasından o konuyu bitirirdim. 1 gün sonra konuyu hızlıca bir daha okur başka kaynaktan bir daha çözerdim. Yine 1 gün sonra artık konuyu okumadan soru çözmeye çalışırdım. Bol bol soru çözerek konuyu oturtmaya çalıştım yani. Tarihten 15 kaynak bitirdim bu süreçte. Nasıl bittiğini ben bile anlamadım 🙂 Zamanla Tarih’i sevdim. Tarihimizi öğrenmekten zevk aldım. Sevince oluyor arkadaşlar. Önemli olan gözünüzde büyütmemeniz. Semra Hoca’nın tavsiyelerine dinlemeniz 🙂

Beğendiğim kitaplar: Murat Yayınları Ordünaryus Soru Bankası, Yediiklim Yayınları Tonyukuk Soru Bankası, Tarihin Pusulası (İsmail Adıgüzel), Hocawebte Soru Bankası.

Coğrafya Dersi…

2018’de Coğrafya çalışırken bir tane not almıştım fotokopiciden. Onu okuyordum sürekli. Sürekli ama. Yine pratiğim yoktu ve Tarih’te başıma gelen şeyin aynısı Coğrafyada da oldu. Tanıdık terimler, bildiğim şeyler ama doğru cevap hangisiydi? Hatta çok iyi hatırlıyorum koordinat sorusu vardı yapamamıştım o soruyu. Pratikte hiç çalışmadığım için sayıları karıştırmıştım. Çok basit değil mi? 26-45 Doğu Meridyeni, 36-42 Kuzey Paralelleri.

2020’ye gelince hedef koydum kendime. Şundan da bahsetmek istiyorum. Dershaneye gidenler ya da gitmeyi düşünenler için. Dershane haftada 2 gün olunca konular yavaş ilerliyor tabi. Eylül, Ekim derken hala 2.üniteyiz.

Beni burada uyandıran İnstagram’da takip ettiğim bloggerlar oldu. Herkes konuları bitirmiş tekrara geçmiş. Ben de hedef koydum kendime Aralık ayına kadar Türkçe, Coğrafya bitecek (ne zaman başlandığına göre değişir).

Demek istediğim bu süreçte size doğru gelen, sizi hep bir adım ileri götürecek doğruların peşinden gidin. Dershaneyi bekleseydim Mayıs’a kadar konular bitmezdi ee ne zaman soru çözecektim. Bu yüzden kendi bildiğim doğruların peşinden gittim iyi ki de gittim 🙂

Beğendiğim kaynaklar: Amiral Soru Bankası, Pegem Soru Bankası, 18’de 18 Coğrafya Soru Bankası.

Vatandaşlık Dersi…

2018’de Vatandaşlık çalışmadım desem yeridir. Ben bunu yapamam bu terimler ne deyip kendi kendime ket vurdum ve çalışmadım. Sadece sınava 2 hafta kala güncel baktım.

2020’de ise korkularımın üzerine gittim. Vatandaşlıkta aslında belirli kalıplar olduğunu fark ettim. Bu sınava girenlerden sonuçta ultra düzey hukuk bilgisi istemiyorlar. Genel Kültür seviyesinde bilmemizi istiyorlar.

Vatandaşlık çalıştıkça gündemi de daha iyi takip ettiğimi fark ettim. Bu beni daha çok motive ediyordu.

Yani kısacası kendimizi aşağı çekecek kişi de biziz ileri götürecek kişi de biziz. 2018 yılında sınava hazırlanan da bendim 2020 yılında da. Tek fark kendime olan, başarabileceğime olan inancımdı 🙂

Beğendiğim kitaplar: Yargı Soru Bankası, Pegem Soru Bankası, Pegem 30’lu Deneme, Hocawebte branş deneme.

Sizce Konu/Soru/Tekrar/Deneme İlişkisi nasıl olmalı?

Aslında buraya gelene kadar bu konudan bahsettim. Daha ayrıntılı anlatacak olursam:

Önce konuyu dershanede dinledim. Evde konu anlatımlı kitaptan konuyu okudum. Biten konudan hemen test çözdüm. Herhangi bir işte çalışmıyordum evdeydim. 2 gün dershane 5 gün boş olunca dershanede işlenenler yetmemeye başladı. Bakıyorum İnstagram’da herkes konuları bitirmiş tekrara geçmiş “ee sen neyi bekliyorsun vaktin var” dedim.

İnternet buldukça videoları telefonuma indirdim. Konuları evde 2-3 günde bitirip soru çözüyordum. Sonra dershanede ikinci kez dinliyordum. Hoca soru sorunca biliyordum. Önceden mi çalıştın sen diyordu ve bu beni aşırı gaza getiriyordu 🙂

Bu şekilde konularımı çok güzel oturttum. Bir yandan soru çözmeyi asla ihmal etmedim. Konu biter bitmez 1 soru bankasından çözdüm. 1 gün ara verip konuyu tekrar okuduktan sonra başka soru bankasından bir daha soru çözdüm. Yine 1 gün ara verip konu tekrar etmeden aklımda kalanlarla soru çözdüm. Bu şekilde 3 soru bankası aynı anda götürdüm. Aynı soruları gördükçe zaten konuyu daha da pekiştirdim.

Bence asıl kısım bundan sonrası. Buraya kadar herkes çok güzel geliyor. Tekrar işin içine girince ne yapacağını bilemiyorsun. Her gün soru çözüyorsun ama illaki yanlış yapıyorsun. Zamanla onlar kenarda birikiyor. “Ee ben zaten konuları bitirdim her şeyi bitirdim” diyorsun ama o iş öyle olmuyor işte. Bu süreç uzun bir süreç ve kendini her an sınava girecekmiş gibi hazır bulundurman lazım. Bilgilerinin ilk günki kadar taze olması lazım.

Burada devreye tekrar giriyor. Tekrar ihtiyacını ise ben deneme çözerek anladım.

Deneme çözmeye Ekim ayında başladım, ilerlememi görebilmek için. İlk netim 67 idi. 120 soruda 67 net 🙂 Tabi bu neti çok önemsemedim. Konularım bitmemişti henüz. 67 net benim sıfır noktamdı.

Konular bitene kadar 2 haftada bir çözdüm. Denemelerde netlerim yükselmeyince konuları bitirmek için daha da uğraştım. Deneme ve konu birbirini besledi.

Konular bittikten sonra da eğer diyelim Tarih netimde bir düşme görüyorsam diyordum ki “tamam tekrar zamanı gelmiş”. Ya da Türkçeden bir konuyu zar zor hatırladım hoop tekrar. Kendime bu şekilde bir döngü oluşturdum.

67 netle başladığım bu serüvenime ise 111 netleri gördüğüm de oldu. Genel olarak 95-105 arasında gittim geldim. Sınavda da 99.5 net yaptım.

Bu sınavda çalıştığı halde yüksek puan alamayan da var. Tavsiyeniz var mı?

Asla pes etmesinler. İlkinde olmuyorsa neleri yanlış yaptıklarından ders çıkarsınlar. Eğer benim bu sene de olmasaydı ben ALES denemesi alırdım dedim mesela. Hele ki ilkinde girip yapamayan arkadaşlar asla üzülmesin. Her girilen sınav bir tecrübe. Sınava girmeden nasıl bir sınavla karşılaşacağını bilmiyorsunuz. Artık siz KPSS’nin nasıl bir sınav olduğunu ve neler yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Hatalarınızdan ders çıkarın ve yapabileceğinize inanın.

Son olarak…

Bu süreçte plan yapmak çok önemli. Bugün Tarih çalışayım biraz Türkçe bakayım yapmamalısınız. Önce aylık hedefler koyun kendinize sonra bunu haftalara bölün. Yapabildiğiniz kadar yapın yapamadığınızı sonradan eklersiniz. Zamanla kendinize göre en uygun planı yapmayı öğreniyorsunuz.

Bu süreç uzun bir süreç ve bir sürü farklı ders çalışma metodu bir sürü farklı program deneyeceksiniz. Kendinizi iyi tanıyın ve motivasyonunuzu en yüksek tutan şeylere sıkıca tutunun.

Çevremde harıl harıl çalışan insanlar yoktu. Motivasyonumu aşağı çeken insanlardan ziyade beni her gün “ay ne güzel çalışıyor benim de ders çalışasım geldi” diyen insanlara ihtiyacım vardı. Bu yüzden benim gibi sınava hazırlanan insanları takip ettim.

Kendime ders çalışmak için bir İnstagram sayfası açtım. Burada çalıştıklarımı paylaştım. Kendimi tamamen dış dünyaya kapatmadım. Ama kendimi tanıyordum ben. O sayfayı zaman öldürmek için değil zamanımı değerlendirmek, daha düzenli olmak için açtım.

Hesabımı hala aktif olarak kullanıyorum. Beni merak edip tanışmak isterseniz kullanıcı adım gokyuzununkiziyim (bağlantıya tıklayabilirsiniz).Tabi şu an sınavım bittiği için atanana kadar izlediğim dizi-filmleri ve okuduğum kitapları paylaşıyorum 🙂

Ve… Çevrenizde sizi destekleyen insanlar olmayabilir. Pes etmeyin. Yeri geliyor kendiniz bile “bu işin sonu nereye kadar” diyeceksiniz. Ama o sınav açıklanıp puanınızı gördüğünüzdeki huzuru anlatamam 🙂 O başarmış olma hissi var ya o işte her şeye değer…

Tecrübelerini bizimle paylaşan arkadaşlarımıza ayrı ayrı tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Hayatlarının geri kalanında da başarılar diliyorum. Gördüğünüz gibi ihtiyacınız olan tek şey hata yaptığınızda başkalarını suçlamak yerine ders çıkarıp yola devam edebilmek. İnsan insandan üstün değildir ama tabi ki bu arkadaşlarımızı diğer insanlardan ayıran bir fark var! MÜCADELE RUHU… Sen korkup saklanan sürekli suçlayıcı olan taraf mısın yoksa mücadele edip devam eden taraf mı? (Semra Dilekçi).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir