2020 KPSS FTR 32.Sİ…

Bölüm: Fizyoterapi ve Rehabilitasyon

Giriş Yılı: 2020

Kaçıncı Giriş: 2

Gy Net: 54.25

Gk Net: 51.25

P3 Puanı: 96.39

Genel sıralama: 117

Branş sıralaması: 32

Öncelikle şunu söylemeliyim. Türkçe Matematik derslerinden temelim gerçekten sağlamdı. Ezberim kötüdür, genel kültür hakkında hiç bilgim yoktu.

Çalışmaya başlamadan önce seviyemi görmek için bir deneme çözmüştüm. Sonuçta Gy: 47.25, Gk: 9 netim vardı.

Ekim 2019’da çalışmaya başladım. Yani bir yıla yakın bir çalışma sürecim oldu. Son aylara kadar Pazar günlerini kendime ayırdım ama hafta içi bunu hak edecek kadar sıkı çalıştım. Haftada ortalama 40 saat çalışmış, 1000 soru çözmüşümdür.

Türkçe Dersi…

Her gün paragraf çözdüm. 20 soru ile başladım 50-100’e kadar çıktım. Son zamanlarda paragrafın yerini 1-2 branş denemesi aldı. Paragraf için Karakutu, Pegem Ezberbozan ve Limit (TYT) kitaplarını çözdüm. Limit Yayınları ve ALES soruları özellikle zor oldukları için beni geliştirdiklerini düşünüyorum. Pegem ve Yargı’nın branş denemelerini de çözdüm.

Matematik Dersi…

Karakutu’yu çözdüm. Pegem’in branş denemelerini çözdüm. İlk birkaç denemesinden sonra zorluyor ve çok fazla zaman alıyor ama ben, sınırların zorlanarak gelişileceğine inananlardanım. O yüzden kolay ve orta seviyeleri atlattıktan sonra zor olanlar da göz ardı edilmeden çözülmeli.

Tarih Dersi…

Hocaları dinlerken kendi notumu tuttum. Örneğin video izliyorsam önce bir konunun tüm videolarını yazmadan dinledim, konuyu ana hatlarıyla kavramaya çalıştım; ikinci kez dinlediğimde daha dikkatli dinledim, not tuttum. Sonra bir kaynaktan testlerini çözdüm ve iki hafta sonra dinlediğim bu konuyu notlarımdan tekrar edip ikinci bir kaynaktan çözdüm. Bu şekilde iki hafta aralıklarla 3 kaynaktan ilerlemeye çalıştım.

Ancak bu yöntem hatırlamayı kolaylaştırmanın yanında zaman alan bir şey, yani biraz bölünüyordum. Üst üste üç kaynaktan çözmek daha odaklı ve pratik olabilirdi belki, bilmiyorum. Soru bankası olarak Data kolay ama öğretici. Karakutu‘yu da çözdüm. Branş denemesi olarak Tarih, Coğrafya ve Vatandaşlık derslerinde sadece Pegem çözdüm.

Odaklanmayı gerektirmeyen işler yaparken her an bir soru çözüm videosu, genel tekrar videosu dinlemeye çalıştım.

Coğrafya Dersi…

Tarihte yaptıklarımın dışında, Mehmet Eğit’in Haritalarla Coğrafya kitabı Ekonomik Coğrafya konusu başta olmak üzere çok çok işime yaradı. Hafıza teknikleri akılda kalıcı oluyor keza haritalar da.

Vatandaşlık Dersi…

Emrah Vahap Özkaraca‘yı dinlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Detaya girmeyelim, mantığını kavrayalım ve tablolamak gerçekten akılda tutmayı kolaylaştırıyor. Yayın olarak Yeni Trend Yayınlarını beğenmiştim.

Güncel bilgiler için defter tutmuştum, onu tekrar ediyordum ara ara.

Sence “Konu, Soru, Tekrar İlişkisi” Nasıl Olmalı?

Tabii ki soru çözmek çok önemli ancak ben sanırım en çok tekrarlara zaman ayırdım. Konuyu özümsemeye çalıştım. Sınavdan önce tek keşkem “daha fazla soru çözseydim” oldu. Çok soru çözmem gerektiğinin farkındaydım ama konuyu özümsemeden içim rahat etmiyordu, konular havada kalıyormuş gibi hissediyordum. Bu tamamen kişisel bir şey ama hangi yol bana daha fazla net getirirdi, sizin için hangisi uygun bilemiyorum tabii. Siz yine de soruya ağırlık verin, derim ben.

Yapamadığım, anlamadığım her sorunun peşine düştüm. Son birkaç ay denemelerde genel kültür kısmında yanlış yaptığım soruları kesip biriktiriyordum. Diyelim Ekim ayına girdik. Eylül ayında biriktirdiğim soruları kardeşim soruyordu ben cevaplıyordum. Hem öğreniyordum hem de doğru bildiğim soruları gördükçe ne kadar şey öğrendiğimi görerek motive oluyordum. Ayrıca son zamanlarda yapamadığım konuları ayrıca tekrar ediyordum.

Bu sınavda, çalıştığı halde yüksek puan alamayan da var. Tavsiyen var mı?

Bunun tamamen kısmet işi olduğuna inanıyorum. Sınavdan önceki en büyük korkum “ya heyecan yaparsam, ya kaygıyla sınavı batırırsam” korkusuydu. Çok şükür öyle bir şey olmadı ama oladabilirdi. Kendimi buna da hazırlamıştım. Hep, sınavı batırırsam kısmetimde olmadığı için batırmış olacağım, her şeyin hayırlısı diye inandım. Hayırlısı buymuş ki yapabildim diye düşünüyorum.

Yolun sonu değil. Belki daha güzel kapılar açılacak belki bu kapının açılmasının zamanı değildi. Bir kere daha hazırlanmaya değer. Hatalarından ders çıkararak yola devam etsinler. İki kez emek verenlerin ikinci sınavda 95+ yaptığına çok şahit oldum bunu da bilsinler 🙂 İlla şimdiden bir şeyler yapmak istiyorum diyenler varsa bu seneki paragraf sorularını baz alarak söylüyorum: Roman değil de beyin yakan kitaplar, denemeler, köşe yazıları okuyabilirler; kafa açan filmler izleyebilirler.

Ek Tavsiyeler

Ben de deneme defteri yapmıştım ve gerçekten işe yarıyor. Bunu öneririm.

Denemeler demişken ben her yayından toplam 120’ye yakın deneme çözdüm. Denemelere 10.15’te başlamaya özen gösteriyordum. Böylece mesela 12.30’da çözülemeyen daha bir sürü soru varsa hızlanmalıyım deyip yardırıyordum 🙂 Murat, Benim Hocam, Uzman Kariyer gibi denemeleri zar zor yetiştiriyordum. Ciddi bir sınav gibi çözüyordum ve panik oluyordum. Ama bunu çok kez yaşadığım için sınav anında buna hazırdım ve sınavı yönetebildim. Ya da Data, Yargı gibi kolay yayınlarda sürem çok artıyordu ve o an “sınavda olsam ve bu kadar sürem artsa ne yapardım” diye düşünerek denemeler yapıyordum.

Yayın olarak Yediiklim’in TG denemelerini beğeniyordum. Semra Dilekçi’nin deneme çizelgesini kullandım (PDF’ler) netlerim gözümün önündeydi hem motive oluyordum hem de neye ağırlık vermem gerektiğinin bilincine varıyordum. Genelde netler hep bir bantta takılır ama çalıştıkça 5 net birden artar, sabır gerek…

Gittikçe deneme sayılarımı artırdım. Önce ayda bir, sonra haftada bir, sonra haftada iki; en sonunda da günde bir ya da haftada dört gün ikişer deneme, üç gün konu-soru şeklinde…

Ben denemelere hep genel kültürden başladım. Sınavda da öyle yaptım. Gk’den 60 soru 20 dakikada çözdünüz diyelim, 20 dakikada sınavın yarısı çözülmüş gibi oluyor aslında. Böylece ısınmış bir şekilde Türkçe’ye geçiyordum. Çünkü sınavın başında bir heyecan, odaklanamama olabiliyor. Matematik dersim iyi olduğu için de sona bırakmaktan hiç çekinmedim.

Hiçbir soruya iki dakikadan fazla zaman ayırmadım, ikinci tura bıraktım. Böylece zamanı da yönetebildim. Sınavda bilgime güvendiğim için bir şekilde toparlayacağıma inandım. Burada da biraz kendine güven giriyor işin içine galiba. Bilginin verdiği öz güven diye bir şey var.

Görsel hafıza kuvvetliyse önemli görülen yerlerin yapışkanlı kağıtlara yazılıp, tam karşıya asılmasını öneririm.

Motivasyon anlamında izlediğim videolardan çok yararlandım. Bir ara her gece yatmadan önce bir video izlemeden uyuyamıyordum. Sonraki güne kendimi hazırlıyordum. Bana mantıklı gelen şeyleri uygulamaya çalışıyordum. Olursa ne âlâ, olmazsa bırakıyordum. Modum düştüğünde iki gözümün çiçeği instagramda hikaye paylaşmış mı diye bakıyordum 🙂 Youtube’dan videolar izliyordum, iyi geliyordu. Gün sonunda dizimin bir bölümünü izleyeceğim diye kendime ödül koyuyordum.

Sabah erken uyanmakta çok güçlük çekiyordum ve son üç aya kadar gece çalıştım diyebilirim. Son üç ay uyua saatim, uyanma saatim belliydi. Şunu da söyleyeyim: Üç ay her sabah erken uyanmak, bu kadar planlı programlı çalışmak benim adıma mucize gibi bir şeydi 🙂 Bunu başarabilmemin kilit noktasının iç motivasyon olduğunu düşünüyorum. Birkaç ay özel sektör deneyimim oldu. Bu birkaç ayda ömrümün özel sektörde geçemeyeceğini, en azından benim yapımın buna uygun olmadığını anladım ve KPSS ile atanmaktan daha mantıklı bir seçeneğim yoktu. Atanınca yapmak istediğim çok şey var. Bir kenara yazdığım hayallerimi arada açıp okuyordum. Diyeceğim o ki bir sebep, bir motivasyon bulun, ona odaklanın. Eğer kafanızda başka bir şey varsa önce onu deneyin olmazsa zaten çareyi maalesef ki KPSS’de bulacaksınız. Ben bir işte çalışmadım bu sürede. Kişisel tavsiyem, eğer bu yola baş koyduysanız ve varsa imkanınız sadece KPSS’ye odaklanın.

Ben normalde de internette fazla zaman geçirmemeye çalışırım. Ders çalışırken de hiçbir zaman internetim açık olmadı. Verimli çalışmak adına önemli olabilir.

Pazar günü bir sonraki haftanın planını yaptım. Her günün sonunda da bir sonraki günün planını yaptım.

En çok kendimi başkalarıyla kıyasladığımda stres oldum ve bunu elimden geldiğince yapmadım. Yapmayın etmeyin arkadaşlar hiçbir şey göründüğü gibi değil 🙂

Son olarak, bu dediklerimi muhtemelen başkalarından da duydunuz çünkü ben de onları dinledim ve mantıklı bulduklarımı uyguladım. Sadece “ben de yaptım ve oldu” demek adına her şeyi anlattım. Aslında yapılacak şey belli, istikrarlı bir şekilde çalışmak ve inanmak…

Tecrübelerini bizimle paylaşan arkadaşlarımıza ayrı ayrı tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Hayatlarının geri kalanında da başarılar diliyorum (Semra Dilekçi).